Kare / The Square

Film Puanı :

(7.5 Puan / 2 Kişi)

Beklenti Puanı : -

Yönetmen : Ruben Östlund

Tür : Dramatik komedi

Yapım : Yapım bilgisi tanımlanmamış.

Süre : 2 s 22 dk.

Vizyon Tarihi : 3 Kasım 2017

Oyuncular : Claes Bang<br>Elisabeth Moss<br>Dominic West

Film Açıklaması: Başrollerini Elisabeth Moss, Dominic West ve Claes Bang’in paylaştığı 2017 Cannes’da gösterimi yapılan The Square, İsveçli yönetmen Ruben Östlund’un konuşma özgürlüğü, sanatsal özgürlükler, sosyal sansür vb. konuları İskandinav perspektifinde, politik ve sosyal bir çerçevede inceleyen bir film. Claes Bang’in canlandırdığı Christian, Stockholm’de bir modern sanat galerisinde çalışmaktadır ve projelerinden biri de The Square olarak adlandırılan alandır. Bu alan büyük bir toplumda farklı katmanlardan, farklı sosyal sınıflardan gelen insanların küçük bir yansımasıdır ve Christian ziyaretçileri insanlara güvenmeli mi güvenmemeli mi sorusu ile iki farklı yoldan birini seçmeye davet etmektedir ve bu soru bizi tüm film boyunca takip eder.


Film Yorumları

  1. E. GÖKHAN KAYAN 2017-11-06 13:43:58

    Beklediğimden iyi değildi maalesef, hatta gereğinden fazla uzun sahneleriyle ilgiyi dağıtmış vermek istediğini yayarak bence sahşımca kişiselgörüşüm enteldantel işine fazla girmiş, hicv yapmış güya, eleştirinin dozunu çıtasını artırıp tribünlere oymak için metaformları göndermeleri fazlaca kullanmış, halbuki yalın ve sade anlatım yerleriyle daha güçlü bir film olmuş, bu kadar uzun süre ile seyirciye eziyet olmuş, iyi yönlerine gölge düşürmüş uzun ve anlamakta zorlanacak kesim tarafına değilde tribünlere yani sanat ödül veren akademik kısma juriye sosyeteye kalbur üstüne yönelik film olmuş, halbuki eleştirdiği kesime hitap ederken aslında koruduğu kesimden fayda gelmeyeceğini biliyorsun madem !?! Damızlık kızın hikayesi dizisi ile Elizabet Moss'u burdaki filmde çok başarılı buldum ama. Heleki ropörtaj dialogları ki anımsatayım "şimdi çantanızı oradan alıp şuraya koysam, artık ona sanat eseri diyebilir miyiz?" vede aslında hemen hemen her sahmesinde vede dialoglarında ki müzede seks sonrası tartıştıklarında ki mimikleri jestleri hareketleri beden dili surayı gözleriyle beğenimizi perçinleştirdi. Tery Notary ise Goril perfonmansını fazla kaçırmış adeta kendini King Kong filminde sanmamış rolünü yaşıyordu, hicv de tam burdan geldi çokda başarılıydı, Oley efendi Goril olmuştu. Zaten Maymunlar Cehennemindeki filmlerinden alışık :P Müze krüatürümüz Ciristin zaten olayı sırtladı götürdü, varoşlardaki haksız yere suçlanan çocukta keza çok başarılıydı, işte bu kadar olumlu şeyi zaten klasik ademoğlu nereye gidiyor, nasıl bir duyarsızlık sergiliyor, yada korktuğunda gorilden tırsıyor, sonra sürü pisikoloji ile vurun kahpeye öldürün pis hayvanı... Derin anlamlar var demiyeceğim zaten iyi bir film izleyeni metaformları hicvleri kapar ama uzatılması bana yönetmenin ödül avcılığını daha çok hedeflemesi subtiminal hedefi olark değerlendirtti. Komediyle hicv yap göndermeni metaformlarla bak öyleydi böyleydi deyip büyük ödülü kapmış olması azbişey değil elbette ama dedim ya bana çok fazla şeye değinmesi ile ( tribünlere oynamak deyimi umarım doğru olur ) ehh işte 10/7 dedirtti.